Aile Hukuku

Anlaşmalı boşanma, velayet ve nafaka: protokolde unutulmaması gerekenler

Anlaşmalı boşanma, “hızlı bitsin” diye alelacele imzalanan bir protokolle çoğu zaman bitmez; yıllar sonra nafaka ve velayet davası olarak geri döner. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, bir yıllık evlilik süresi, duruşmada irade beyanı ve protokolün hâkimce uygun bulunmasını arar. Protokoldeki belirsiz cümleler, icra edilemez hükümler üretir.

Velayet düzenlemesinde çocuğun üstün yararı esastır. Kişisel ilişki takvimi, tatil, yurt dışı çıkış ve okul kararları yazılmalıdır. “Birlikte karar veririz” cümlesi, fiilen tek tarafın fiili velayeti demektir. Yurt dışına götürme ve kaçırma iddialarında Lahey süreci ayrı bir uzmanlık ister.

Yoksulluk ve iştirak nafakası, süre, miktar, artış endeksi ve icra yolu açık yazılmalıdır. Mal rejimi tasfiyesi (edinilmiş mallara katılma) protokole eklenmezse, boşanma kesinleştikten sonra ayrı ve uzun bir mal davası açılır. Konut, araç, şirket payı ve birikimler envanterlenmelidir.

Aile içi şiddet iddiası varsa 6284 sayılı Kanun tedbirleri, boşanma dosyasından bağımsız ve ivedidir. Uzlaşma baskısı, koruma tedbirinin yerine geçemez.

Çekişmeli boşanmada kusur delilleri (mesaj, tanık, mali kayıt) hem nafakayı hem tazminatı etkiler. Sosyal medya paylaşımları artık standart delil haline gelmiştir.

Başkır Hukuk, boşanma, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hem anlaşmalı hem çekişmeli dosyalarda temsil sağlar. Yazı genel bilgilendirmedir; aile dosyası kişiye özeldir.

Bu konuda danışın

Hemen Yazın